Öne Çıkanlar Peyzaj 2019 SÜREÇ MEDYA Bakan Kurum: Şu an Marmara Denizinde herhangi bir müsilaj problemi yok

Deprem bölgesindeki iş dünyası konteyner kentlerin OSB'lere "komşu" olmasını istiyor

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, "asrın felaketi"nden etkilenen 10 ilde 57 OSB yer alırken, bunlardan 36'sı işletmede bulunuyor. Diğerlerinin altyapı, planlama ya da kamulaştırma gibi süreçleri devam ediyor. Bölgelerdeki sanayi tesisleri, daha çok tekstil, konfeksiyon ve gıda imalatı gibi alanlarda faaliyet gösteriyor. İşletme halindeki 36 OSB, tüm OSB'lerdeki istihdamın yüzde 21'ini karşılıyordu.

Depremin ardından arama-kurtarma, hasar tespit ve enkaz kaldırma gibi süreçler devam ederken, bir yandan da bölge halkının ihtiyaçları karşılanıyor. Bu süreçte bölgedeki sanayiciler de kentlerinin yeniden normalleşmesini ve sanayide bacaların tütmesini bekliyor.

Depremlerden etkilenen bölgelerdeki iş dünyası temsilcileri, konuya ilişkin beklentilerini AA muhabirine değerlendirdi.

"İşçilerimizi tutmak istiyoruz"
Adıyaman Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Abdulkadir Çelenk, kentte enkaz kaldırma çalışlarının devam ettiğini belirterek, "İşçilerimizi ayakta tutmak için konteyner ihtiyacımız var. İşçilerin burada konaklaması için gerekiyor. İlimiz harabeye döndü, bari işçilerimizi tutalım. Bizim bunun için yerimiz var, sadece konteyner ihtiyacımız bulunuyor. Diğer OSB'lerden konteyner talep edeceğiz." diye konuştu.

Doğal gaz ve elektrik temininde sorun yaşamadıklarını aktaran Çelenk, gelecek hafta OSB'yi açmayı düşündüklerini bildirdi.

"36 tekstil fabrikamız dün itibariyle üretime başladı"
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya da fabrikalarının fiziki yapısıyla ilgili sıkıntıları olmadığını aktarırken, üretmek ve ihracat yapmakla ilgili taleplerinin olduğunu söyledi.

Deprem bölgesindeki illerde yaşamın normale dönmesinin sağlanması gerektiğini belirten Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İnsanların iş yerlerini açması, işçilerin işlerine gitmesi, yaşamın başlaması gerekiyor. Burada iki şeyi dikkate almamız lazım. Bölgedeki üretim maliyetlerine destek olmak lazım. Bölgedeki işçi maliyetlerinde bölgeye özel 6 aylık-1 yıllık destek sağlamalı. Doğal gaz ve elektrik tüketiminde indirime gidilmeli. Ayrıca imalat sektörüne özel kredileri devam eden işletmeler için faiz desteği verilmeli. Enerji desteğinde haksız rekabet istemiyoruz, kısa süreli bu destek verilmeli. Bu adımların atılması bölgedeki üretimi sağlar. Ayrıca depremden daha fazla etkilenen illerin acil ihtiyacı da bizimki gibi çevre illerden sağlanabilir. Gıda, konteyner, çadır, çocuk bezi gibi ihtiyaçların bölgedeki tesislerden alınması sağlanmalı. Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep ve Malatya gibi kentler şu anda üretim yapabilir pozisyonda ama bu saydığım koşullar yerine getirilirse kentler hızla ayağa kalkar. Organize sanayi bölgemizdeki 36 tekstil fabrikamız da dün itibariyle üretime başladı."

"Gıda, giyim ve inşaat malzemesi fabrikaları çalışmak istiyor"
Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adnan Ünverdi de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının fabrikalardaki hasar tespit çalışmasını bitirmesini beklediklerini söyledi. Çalışabilecek fabrikaların bir an evvel çalışmasını istediklerini kaydeden Ünverdi, "Buna yönelik hazırlıklar tamamlanıyor, bir iki güne kadar çalışmaya başlanacak. Doğal gaz kademeli olarak veriliyor, çalışabilecek arkadaşlar çalışacaklar. İşçilerimize de bir çağrımız var. Her ne kadar OHAL ilan edilen bölgede olsak da çalışmak durumundayız. Çalışabilecek durumda olanların fabrikalara çalışması hem moralleri yükseltecek hem de hayatın normalleşmesini sağlayacak. Ayakta kalmamız için, yıkılan şehirlere yardımcı olmak için hepimiz çalışmak durumundayız. Kendi yaramızı kendimiz saracağız." diye konuştu.

Yıkılan fabrikaları bulunmadığını sadece güçlendirilmesi gereken fabrikaları olduğunu aktaran Ünverdi, "En kısa sürede çalışma düzenine geçmek istiyoruz. Gaziantep bir üretim şehri. Gıda sektörünün ilk aşamada üretime geçmesi gerekiyor. Giyim ve barınmayla ilgili inşaata yönelik fabrikalarımız bir an evvel çalışmak istiyor. Depremin üzerimizde bıraktığı etkiyi çalışmak tedavi edecek. İşverenlerin de müşterileriyle ilişkisi devam etmiş olacak ve müşteri kaybı yaşanmayacak. Özellikle yurt dışından müşteri kaybı olursa, bu fabrikalar gelecekte daha büyük mağduriyet yaşar." dedi.

"6 ayda üretime geçemeyecek fabrikalar var"
Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Mehmet Hanefi Öksüz de yaşanan büyük felaketin ardından toparlanmaya çalıştıklarını belirterek, "İşletmelerimizde hasar büyük. Hasar fabrikadan fabrikaya değişiyor. Çatı çökmeleri var. Makinelerin üzerine çökmüş. Bu da önemli bir durum. Sanayimizi tekrar ayağa kaldıracağız inşallah. Sanayi dışardan gelen yardımlarla değil, çalışanlarla ayağa kalkar. İş gücü kaybımız var, ulaşılamayanlar da var. İlimiz, iplik ve tekstilde büyük bir üretici. Çelik eşya üretimimiz de var. Her türlü sanayi var. Çimento ve kağıt sektörlerimiz de var. İlimizde 28 fabrika ve 14 bin çalışan bulunuyor. Fabrikalarımızda 1 haftada üretime geçecek olan da var, 6 ayda üretime geçemeyecek de. Bunların altından kalkarız ama kaybettiğimiz canlar geri gelmez." değerlendirmesinde bulundu.

"Konteynerlerde hem barınır hem çalışırlar"
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu da ildeki sanayi tesislerinin önemli bölümünde vatandaşların konakladığını belirterek, "Organize sanayi bölgelerinin etrafına konteyner kentler kurularak personelin orada konaklaması sağlanmalı. Bakım ve gıda ihtiyaçları da işverenlerince sağlanabilir. Şu anda işletme personelinin barınma sorunu var, herkes bir yere dağıldı. Konteyner yaparsak hem barınır hem çalışırlar. Bunu ivedilikle gündeme getirelim. Böyle imkan olursa sanayiyi hemen ayağa kaldırırız. Kentteki fabrikaların yüzde 20'si ağır hasarlı, yüzde 80'i ise ufak tadilatla ayağa kalkar. Barınma ve çadır problemi bir an önce çözülmeli." ifadesini kullandı.

Kentte, gıda ile tekstil ve konfeksiyon sektörlerinin öne çıktığını aktaran Sadıkoğlu, "Şehirler temelli tahliye edilmemeli. Halbuki bu şehirler bir şekilde ayağa kalkacak. Şehri boşaltmanın çözüm olacağına inanmıyoruz. Hasta ve yaşlılar kentten çıkabilir ancak eli iş tutan herkesin kentinde çalışması için imkan sağlarsanız, şehrin ayağa kalkması da sağlanır." dedi.

"Borçlar ötelenmeli"
Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç da kentteki sanayi tesislerinde sıkıntı olmadığını belirterek, "Ancak diğer illerle sürekli temas halindeyiz. Kısa çalışma ödeneğinin bir an önce devreye girmesi, kredilerin ötelenmesi sağlanmalı. Kısa çalışma ödeneği çıkarılırsa bu iş yerlerinde çalışanlar İşsizlik Sigortası Fonundan maaş alarak geçim sağlar. Vergiler zaten ertelenmişti. İnsanlar tahsilatını yapamayınca borcunu ödeyemiyor, kredilerin ötelenmesi mümkünse sağlanmalı. Hatta bunlar da faizsiz ötelenmeli. İnsanlar para kazanamıyor, diğer iller çok perişanlar. Bu firmaların borçları da ötelenmeli çünkü tahsilat yapamazlar, kısa çalışma ödeneğinin bir an önce çıkması lazım. " değerlendirmesinde bulundu.

"Çalışanlar toparlanırsa üretime geçeriz"
Osmaniye Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Devrim Murat Aksoy da kentteki sanayi tesislerinde hasar olmadığını ancak henüz üretime de başlamadıklarını belirterek, "Kentte, demir-çelik, tekstil ve gıda gibi sektörlerde üretimimiz var. Şu anda sadece vatandaşın acil ihtiyaçlarını gidermek için fabrikaları kullanıyoruz. Çalışanlar toparlanırsa üretime kısa sürede başlarız." diye konuştu

Geçici konut ve psikolojik destek talebi
Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci de elektrik ve doğal gaz sorunlarının çözüldüğünü söyledi. Fabrikalarda çalışanların depremden etkilendiğine dikkati çeken Kileci, "Çalışanların öncelikle psikolojik desteğe ihtiyaçları var. Ayrıca bir an önce geçici konutların da tamamlanması lazım. Bölgeye aktarılacak finansal kaynaklar doğru kullanılmalı, bu kapsamda taşınabilir geçici yaşam alanların oluşturulmasına öncelik verilmeli. Fabrikalarda çalışan bulabilmemiz için bunlar çok önemli." dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.