Kurum kültürü ve iyi tasarlanmış ofis yetenekli çalışanları çekiyor

Değişen çalışma hayatı ile birlikte çalışma mekanları da dönüşüyor. Teknolojinin de etkisiyle iş hayatıyla özel hayat iç içe geçmiş, belirli bir saate kadar mesai
ve sonrasında başlayan özel hayat döngüsü kırılmış durumda. Günümüzün çalışma ortamında ofis dışına çıkmadan akıllı telefonlar, tabletler ve bilgisayarlarla
ödeme veya alışveriş yapılabiliyor, sohbet edilebiliyor veya özel hayata ilişkin diğer işlemler gerçekleştirilebiliyor. Bununla birlikte iş süreçleri de özel hayatın
içinde çünkü artık her yer ofis, her yer çalışma alanı.
Ofisler çalışanların verimliliğini etkiliyor
Çalışma kültürü ve mekanlarındaki değişim Ersa Mobilya tarafından düzenlenen etkinlikte tartışmaya açıldı. Bakırküre Mimarlık Kurucusu Gürhan Bakırküre
moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Çalışma Mekanları Nedir? Ne Değildir?” başlıklı oturumda Great Place To Work İletişim ve Pazarlama Müdürü Volkan
Tarsus, British American Tobacco Türkiye Genel Müdürü Gökhan Bilgiç ile Joint Idea Kurucu Ortakları Eda Çarmıklı ve Markus Lehto konuşmacı olarak yer
aldılar. Etkinliğin Keynote konuşmacısı Haworth Çalışma Alanı Stratejisti Stefan Kiss ise çalışma mekanı trendleri ve çalışma mekanlarında verimlilik üzerine
değerlendirmelerde bulundu. Sürekli evden çalışmanın uzun vadede verimliliği düşürdüğüne dikkat çeken Bilgiç, çalışanların günde ortalama 8 saat ofiste
bulunduğunun, çalışma ömrünün yaklaşık yüzde 35'inin ofislerde geçirildiğinin altını çizdi.
Mekanda farklılaşan şirketler yetenekli çalışanları çekiyor
Şirketlere mükemmel iş yerleri inşa etmeleri, geliştirmeleri konusunda destek veren bir araştırma ve danışmanlık kurumu olduklarını söyleyen Great Place To
Work İletişim ve Pazarlama Müdürü Volkan Tarsus, şu değerlendirmede bulundu: “En iyi işveren şirketleri seçerken güvenilirlik, saygı, hakkaniyet, gurur ve
takım ruhu gibi beş Great Place to Work felsefesine ait boyutu analiz ediyoruz. İnsani dokunuşu yüksek kurum kültürüne sahip şirketlerin ortak özellikleri,
çalışan odaklı yönetim anlayışına sahip olmaları. Yenilikçilik, yoğun rekabet ortamında farklılaşmak isteyen şirketler için önemli bir faktör. Sabit kalıplardan
uzaklaşan şirketler, yaratıcılığı beslemek için çalışanlarına yatırım yapıyor. Şirketlerin çalışanlardan beklediği ortak özellikler, potansiyellerini üst seviyede
kullanmaları ve katkı sağlamaları. İş yeri mekânlarının yaratıcılığı beslediği ise kaçınılmaz bir gerçek. İnovasyon ekosistemine, üretkenliğe teşvik eden,
rahatlık ve konfor sunan mekanlar, çalışanlar için cazibe merkezi konumunda.”
Mekân özellikle Y nesli için belirleyici
Mekân seçimlerinin çalışanlara ve şirket kültürüne göre değiştiğini belirten Tarsus, “Mekanlar için tek doğru bulunmuyor, şirketten şirkete değişkenlik
gösteriyor. Çalışan deneyimi için öncelikle çalışan taleplerinin dikkate alınması gerekiyor. Geleneksel iş yeri kavramının değiştiği günümüzde, yeni çalışma
şekillerine en uygun fiziksel çevrenin seçilmesi, verimsizliği ve durağanlığı aşmanın en iyi yollarından biri. Bu konunun mobilitenin de etkisiyle özellikle Y nesli
için önemli olduğunu söyleyebiliriz.” dedi.
Kendilerini şirketin parçası olarak hisseden çalışanlar 5 kat daha azimli
Great Place to Work Enstitüsünün her yıl belirlediği Türkiye’nin En İyi İşverenleri araştırma sonuçlarına göre çalışanlar, iş yerlerini “çok iyi bir iş yeri” olarak
tanımlayabilmek için öncelikle kendilerine şirketin bir parçası gibi davranılıp davranılmadığına bakıyor. Çalışanların diğer dikkat ettikleri faktörler arasında
yeteneklerinin en iyi şekilde değerlendirilmesi ve takım ruhuna sahip olma beklentileri ön plana çıkıyor. Araştırmada dikkat çeken verilerden biri de kendilerini
şirketin bir parçası olarak hisseden çalışanların yaptıkları işi tamamlamak için 5 kat daha gayretli olmaları. Çalışanların güven ve bağlılık duygularının
güçlenmesi, şirketlerin yetenekli çalışan bulma şanslarını büyük ölçüde arttırıyor. En iyi işveren unvanına sahip şirketler, liste dışında kalan şirketlere göre
yüzde 30 daha fazla iş başvurusu alıyor.