İkebana felsefesi evinizin havasını değiştirecek

Budist tapınaklarda sunaklara çiçek bırakılması geleneğine dayanan ikebana sanatı, çiçekleri basitçe bir vazoya ya da kaba koyarak sergilemekten çok disiplini olan bir sanat olarak uygulanıyor. Çiçeklerin renklerine ya da çeşitlerine odaklanan aranjmanlar yerine, çiçeklerin yaprakları, biçimleri, çizgileri ve formları ayrı ayrı önem taşıyor.

Çiçekleri canlı tutmak, çiçeklere hayat vermek hayat vermek anlamlarını taşıyan İkebana’nın tarihi ise 7. yüzyıla kadar uzanıyor. Bitkilerin sembolik anlamları aracılığıyla duyguların da ifade aracı olarak kullanılan ikebana, 15. yüzyılda klasik bir üslup oluşturarak, çeşitli ekollerde de farklı şekillerde uygulanmaya başlamış. Düzenlemeleri yaparken yaratıcılığın büyük önem taşıdığı bu sanatta, yine de uyulması gereken bazı temel kurallar bulunuyor. Minimalist bir estetik anlayışla bir araya getirilen ikebana aranjmanlarında, genellikle az sayıda olan çiçek çarpıcı bir sadelik içinde sergileniyor.

Nasıl yapılır?

Ikebanada, çiçeklerin yerleştirildiği kap genellikle bütün kompozisyonun temel unsuru olarak öne çıkıyor. Aranjmanlar yapılırken, bir takım ritüellere de uyulması gerekiyor. Örneğin, çiçeklerin daha uzun süre canlı kalmasını sağlamak için çeşitli teknikler kullanılıyor. Çiçeğin içindeki, yani damarlarındaki havanın boşaltılması için dalları suyun içinde kesiliyor ya da eziliyor. Siz de evinizde saksıda duran çiçekler haricinde farklı dokunuşlar yapmak istiyorsanız İkebana sanatını denemenizi öneririz.