Ağacın tepesinde farklı bir deneyim mekanı

Snøhetta, yerden on metre yükseklikte, bir ağacın tepesinde 7. Oda isimli bir kabin tasarladı.
Snøhetta Kuzey İsveç’in uzun çam ormanında, ünlü Treehotel’e yeni bir ek tasarladı. Çevredeki doğaya odaklanan tasarımda, orman zemininin üzerinde asılı duran ağ ile örülmüş bir teras, büyük pencereler ve oda boyunca uzanan bir ağaç bulunuyor. İç mekan ile dışarısı arasındaki sınırlar, kabinin ormanın bir parçası haline getirilmesi ile bulanıklaşmış.

 

7. Oda deneyimi ormandan kabine yaklaşırken başlıyor. Ağacın tabanına yakın olan altıncı cephe göründüğünde tüm kabinin görünümü giderek ortadan kaybolmaya başlıyor. 12 x 8 metre boyutlarındaki bu cephe kabinin alt kısmını tarifliyor. Bir merdiven, eşyaların taşınması için küçük bir asansörle birlikte konukları kabine çıkarıyor.

 

Kabini taşıyan 12 kolon ağaçların yükünü ve çevredeki orman etkisini hafifletiyor. Bu, yükseklik ve hafifliğin yanı sıra denge hissi de veriyor. Geleneksel bir İskandinav kabini şeklinde inşa edilen yapıda ahşap cephe, çam ağacından yapılmış levhalarla kaplanmış. Bakım gerektirmeyen koyu bir cephe oluşturmak için yüzey yakılmış.

 

55 metrekarelik kabin yaşam alanı yaratmak üzere tasarlanmış. İki yatak odası, bir salon, banyo ve açık teras bulunan kabinde en fazla beş misafir konaklayabiliyor. Değişen kat yükseklikleri, verimli ve eğlenceli bir iç mekan tasarımı oluşturmuş. Alan, sadece 30 cm yükseklik farkıyla iki seviyede düzenlenmiş. Salon alt seviyede yer alırken, yatak odaları, zemine gömülü yataklarla birlikte üst seviyede bulunuyor.

 

7. Oda tasarımı, insanları ve doğayı birbirine yakınlaştırmayı, kabinin sosyal alanlarını dışa açmayı ve iç mekan ile dış mekan arasındaki ayrımı hafifletmeyi amaçlıyor. Kabin girişinden salona ulaşılıyor. Sosyal alan olarak düşünülen bu kısımda ısınma, merkezi bir pelet soba ile sağlanırken, içerisi Norveçli mobilya tasarımcısı Hans Brattrud’un Scandia Sandalyesi gibi basit fakat karakteristik mobilyalarla döşenmiş. Bu kısma, Kuzey Işıklarının en iyi şekilde görülebildiği, zeminden tavana kadar uzanan pencerelerin olması nedeniyle Kuzey Işıkları Salonu adı verilmiş.

 

Geniş cam bir kapı ile salondan ağ ile örülmüş terasa çıkış sağlanıyor. Ortasından çam ağacının geçtiği iki katmanlı ağ, iki yatak odası arasına gerilmiş. Salonun sosyal alanını genişleten ağ, doğaya daha da yakınlaşmak için etkin bir fırsat haline geliyor.

 

Cesur olanlar için gece yarısı gökyüzünün altında eğlenmek için ihtiyaç duyulan tek şey bir uyku tulumu. İçeride uyumayı tercih eden konuklar da, her iki yatak odasındaki açılıp, genişleyebilen tavan penceresi ile gökyüzünün tadını çıkarabiliyor.

Kaynak: arkitera.com