Tarih 15 Temmuz 2016 günüydü…

Ülke genelinde saat 21;30’da Milli İradeye yönelik hain bir kalkışma girişiminin olduğuna dair haberler televizyonlarda yayınlanıyordu.

İlk etapta ben bu haberleri duyunca ‘hadi canım olmaz böyle bir şey ‘ demiştim.

O günleri hatırlatmak bile istemiyoruz…

Ama halkımızın demokrasiye sahip çıkması ile bu hain darbe girişimi püskürtülünce çok sevinmiştik.

İnşallah bu aziz milletimiz böyle bir durumla, bir daha karşı karşıya kalmaz.

Malum bu olaylardan dolayı 248 vatandaşımız şehit, 2200’e yakın vatandaşımız ise gazi oldu.

Aziz Türk Milleti bu hain darbe girişimini önleyerek, aslında tüm dünyaya büyük bir mesajda vermiş oldu.

Bu ülkeye ayar vermek veya darbe girişiminde bulunmak, artık eskisi kadar kolay olmayacaktır.

Yani aziz milletimiz, bundan sonra hiçbir gücün Milli İradenin ve demokrasinin üzerinde olamayacağını tüm dünyaya göstermiş oldu.

Malum o kötü günde Cumhurbaşkanı Erdoğan hain kalkışma olayının başlaması sonrasında canını hiçe sayarak, halka Milli İradeye ve demokrasiye sahip çıkmak için meydanlara çıkma çağrısında bulunmuştu.

Sonrasında da milyonlarca kişi meydanlarda demokrasiye ve ülkesine sahip çıkmıştı.

Şimdi gelelim bu hain darbe girişimi sonrasında, bu darbe girişimini yapmak isteyen FETÖ Terör Örgütü ile ilgili 3 yılda neler yapıldığına…

Hali hazırda FETÖ Terör Örgütü mensuplarına cezalar verilmeye başlandı.

Özellikle FETÖ Terör Örgütü üyesi olan memur, işçi, polis, asker ve bürokratların yargılanmasında sıkıntılar yaşanmamıştı.

Hatta bu yargılamalarda ömür boyu hapis cezaları alanlarda oldu.

Ama en çok halk arasında, zengin iş adamları ve özellikle FETÖ’ye siyasi destek veren kişilerle ilgili gerekli hassasiyetin yapılmadığını düşünenlerin sayısının fazla olduğunu aktaralım.

Bu bakış İstanbul’da tekrarlanan seçimde de, AK Parti’ye oy kaybettiren etkenlerden biri olmuştu.

Bu tür antidemokratik adımların bir daha olmaması için, başta FETÖ Terör Örgütüne destek veren iş adamları ve varsa ona destek veren gizli kripto siyasilerin yakalanması ve hukuk karşısında hesap vermesi gerekmektedir.

Yoksa Ak Parti’nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuda daha çok sıkıntı yaşacağını söyleyebiliriz.

         CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN BU SEFER İŞİ ÇOK ZOR!

2020 YILINDA CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ OLABİLİR

Öncelikle bir gazeteci olarak kendi görüşlerimi sizlere aktardığımı iletmek isterim.

Malum Ak Parti’de fırtına öncesi sessizlik devam ediyor.

CUMHURBAŞKANI Erdoğan’ın aylardır değiştirmediği kabineyi, artık bu saatten sonra değiştirmesi çok zor görünüyor.

Kasımpaşa inadı bırakmıyor.

Bundan 3-5 ay önce Kabinede ciddi anlamda revizyon yapsaydı, başta partisinin ve halkın istediği Bakanları atasaydı, şimdi işi daha kolay olacaktı.

En azından yeni partiye geçecek isimlerin önünü kapatacaktı!

Malum Ali Babacan ve ekibi resmen sahaya inmeye başladı.

Bu anlamda Ali Babacan ile birlikte İlk sahneye çıkan ve fotoğraf veren isim ise Beşir Atalay hoca oldu.

Şayet Erdoğan Kabine değişikliğini önceden yapsaydı, eski kurt siyasetçileri değerlendirseydi durum böyle olmazdı.

Şimdi aslında en merak edilen konu AK Parti’de kalanlardan ziyade, yeni partiye kimlerin gideceğidir.

İddialar çok...

Eski Bakanlardan, mevcut MHP, CHP ve İYİ Parti’den bazı Milletvekillerinin bile bu partiye geçecekleri konuşuluyor.

Şimdi Erdoğan kabineyi değiştirse ayrı dert, değiştirmese ayrı bir dert!

Sonuçta yeni kabinede listeye giremeyenler, soluğu yeni Parti’de alabilirler!

Hatta yeni partiye katılım ciddi olurda Cumhur İttifakı sona ererse, önümüzdeki yıl seçim bile olabilir.

Bunu ben 2 yıldır söylüyorum.

Bilen bilir....

Ben bu olasılığın çok kuvvetli olduğunu düşünüyorum.

Bunun olmaması için Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakın çevresindekilerden ziyade, halkın isteklerini yerine getirmelidir.

AK Parti’deki asıl sıkıntıda buradadır.

Erdoğan’ın yakınındakilerin birçok konuya müdahil olmaları, Ak Parti’deki küskünlerin sayısını arttırdı.

Size Bursa’da yaşadığım bir konuyu aktarayım.

Dönemin belediye başkanını makamında uyarmıştım.

Başkanım dedim, şayet yanınızdaki insanlar yanlış yapmasına rağmen onları kollarsanız, görevden almazsanız, bu göreve bir daha gelemezseniz.

Bence bu yanınızdaki kişiler arkadaşlarınız ise, size yardımcı olmak istiyorlarsa, yanınızdan uzaklaşsınlar, yoksa bir daha bu makama gelemeseniz demiştim.

Son olarak o belediye başkanına demiştim ki, şayet görevinize devam ederseniz kendi başarınızdan kalırsanız. Ama devam etmezseniz yanınızdaki kişilerden dolayı devam etmezsiniz demiştim.

Tabi ki dediklerim orada da çıktı ve o belediye başkanı tekrardan aday gösterilmedi.

İşte AK Parti’de, parti içerisinde oluşturulan grupları katarsanız, ne demek istediğimi anlarsanız.

Bende şahsen 4yıl seçimin olmamasını isteyenlerdenim.

Ama görünen tabloda, muhtemelen 2020 yılında Cumhurbaşkanlığı erken seçimi olacak.

CUMHURBAŞKANI Erdoğan kabineye, Suriye meselesine, Af meselesine, EK gösterge konusuna ve teşkilatlara neşter vurmazsa, bundan sonra kan kaybından AK Partiyi musalla taşında görebilirsiniz.

Henüz zaman geç değil!

Vakit var...

Şayet böyle bir senaryo olursa vay halimize.

Bizden söylemesi..

Ondan sonra seçim olursa kimse bana kızmasın.

       GAZETECİ İRFAN AYDIN’A GEÇMİŞ OLSUN!

Değerli gazeteci arkadaşım İrfan Aydın’a, Orhangazi’de yapılan menfur saldırıyı kınıyorum.

Basın ve Gazeteciler Derneği Yönetimi olarak da, meslektaşımıza yapılan bu saldırıyı kınadığımızı da söylemek isterim.

Bu olayı gerçekleştiren kişilerin, inşallah en yakın zamanda emniyet güçleri tarından bir an önce yakalanacağını ümit ediyorum.

Çok geçmiş olsun.

Rabbim acil şifalar versin inşallah üstad.

          BABAM AHMET İNCE BİZİ KORKUTTU!

Babam Ahmet İnce geçirdiği kalp krizi sonucu, anjiyo olarak bizleri çok korkuttu.

Hamd olsun şimdilik durumu iyi.

Bu kapsamda beni arayan, soran herkese çok teşekkür ediyorum.

Ayrıca babamın rahatsızlığında ilgi ve alakalarından dolayı;

Bursa İl Sağlık Müdürü Dr. Özkan Akan’a,

Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Özel Kalemi Müdürü Hakan Hallac’a,

Şevket Yılmaz Hastanesi Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Dursun Topal’a,

Şevket Yılmaz Kalp Damar Hastanesi Kardiyoloji Uzm. Dr. Bilnur Yaşar’a,

Şevket Yılmaz Kalp ve Damar Hastanesi Kardiyoloji Uzm. Dr. Fatih Köksal’a, çok teşekkür ediyorum.

Rabbim hastaneye kimseyi muhtaç etmesin, eksikliğini vermesin.

Rabbim tüm hastalarımıza acil şifalar versin inşallah.

Sağlığınızın kıymetini gitmeden bilin.

Bizden söylemesi…

Selam ve Dua ile.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner2